|
|
Tıp ders notları, tıbbi videolar ve animasyonlar, slayt ve e-kitap paylaşımları içeren tıp sitesi. DoktorTR.Net yurtiçi/yurtdışı doktor ve doktor adaylarına hitap eden,tıbbi ve güncel içerik paylaşımı yapılan bir tıp portalıdır.1 Ekim 2007 tarihinde domain kaydı yapılıp yayına başlamıştır.Önce Omü tıp fakültesi'ne özel kurulmuş,daha sonra Türkiye ve yurtdışına da hizmet vermeye başlamıştır. Sitede Simple machines forum tipi ve TinyPortal kullanılmaktadır.Üyelik sistemi mevcuttur.Üyelikler ücretsizdir ve genel site içeriği ve paylaşımlar üyelere özeldir.Yazılarınızı,dökümanlarınızı ve paylaşılabilecek her türlü dosyayı paylaşma imkanı sunmaktadır. Amacımız doktor ve doktor adaylarının bir arada toplanmasını sağlamak,tıp ve diğer alanlarla ilgili paylaşım ve yorumları kişisel ve kurumsal telif haklarına uyarak internet ortamına açmak ve bu paylaşımlardan tüm üyelerimizin yararlanmasını sağlamaktır. DoktorTR araç çubuğu sayesinde artık forum linklerine daha kolay erişebileceksiniz ve forum mesajlarını çok kolay takip edebileceksiniz.


Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:47:00 ÖSKan alma eğitimi almamış intörnden, Kırım Kongo hastasından kan alması isteniyor
SAMSUN -AA- Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi dönem birincisi Ayşe Zehra Özdemir, mezuniyet töreninde, "Hastadan kan alma konusunda hiçbir eğitim almamış 14 günlük bir intörnden, KKKA'lı hastaların izlendiği bir serviste kan alması isteniyor" dedi.
OMÜ Tıp Fakültesinden mezun olan 105 öğrenci için Kurupelit Yerleşkesi Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokulu Spor Salonu'ndaki tören düzenlendi.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi dönem birincisinin ardından OMÜ Tıp Fakültesi dönem birincisi de yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekti.
OMÜ Tıp Fakültesi dönem birincisi Ayşe Zehra Özdemir, törendeki konuşmasında, son sınıf öğrencilerinin staj dönemlerinde asli görevleri olmayan bazı işlerle meşgul edildiklerini savundu.
Sekreterlerin ve hemşirelerin yapması gereken işlerin son sınıf öğrencisi intörn hekimlere yaptırıldığını öne süren Özdemir, "Sekreterlerin işlerini biz yaptık. Herkesin gözünde, birbirimize verdiğimiz değer kadar değerliyiz. Hastadan kan alma konusunda hiçbir eğitim almamış, 14 günlük bir intörnden, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalarının da izlendiği bir serviste kan alması isteniyor" diye konuştu.

|
|
Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:42:00 ÖSTürkiye'nin ilk yanık tedavi hastanesi hizmete girdi
İstanbul İl Özel İdaresi`nin 5.5 Trilyon harcayarak yaptırdığı Kartal Yanık Tedavi Hastanesi hizmete girdi. 7872 m2 alana yapılan ve yanık tedavisinde Türkiye`nin ilk hastanesi olan Kartal Yanık Tedavi Hastanesi, özellikle yanık sorunlarının çok yaşandığı ve sanayi alanı olan Marmara Bölgesi`nde büyük bir eksiği giderecek.
Yanık Tedavi Hastanesi`nde 16 Ağır Yanık Bakım Odası, 6 Yoğun Bakım Ünitesi ve 2 Ameliyathane bulunuyor. 3 katlı ve 68 araçlık otoparkı bulunan Yanık Tedavi Hastanesi`ne ayrıca 4 ambulans aracı için özel bir otoparkta dizayn edildi. Hiperbarik Oksijen Tedavisinin uygulanabildiği hastanenin en önemli özelliklerinden biri de hastaya tıbbi müdahale devam ederken, hasta yakınları ile hastanın göz temasının kesilmiyor oluşu.
Bu mimari özelliğin yanı sıra bir çok `ilk`in sunulduğu Yanık Tedavi Hastanesi hakkında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sabri Kaya şunları söyledi:
`İstanbul ve Marmara bölgesinin sanayi olarak Türkiye`nin en yoğun bölgelerinden birisi olması sebebiyle, İstanbul için çok acil ve çok ciddi olarak bir yanık hastanesi ihtiyacı vardı. İl Sağlık Müdürlüğü bu durumu bizlere 2007`nin Ocak ayında iletti. Gerekli çalışmaları ve araştırmaları yaparak Kartal Devlet Hastanesi`nin bahçesinde yanık hastanemizin inşaatına başladık. 5.5 Milyon TL`ye mal olan hastanemiz hizmete başlamıştır. Sağlık yatırımlarımızı Anadolu ve Avrupa Yakası olarak iki ayrı şekilde planlıyoruz. Yanık konusunda planımız hem Anadolu için, hem de Avrupa yakası için iki ayrı hastanedir. Kartal`da uygun yer vardı ve hemen yapımına başladık. Anadolu yakası için düşündüğümüz hastaneyi hizmete hazır hale getirdik. Avrupa Yakası için de düşünüyoruz. Anadolu Yakası ve Kartal bölgesi sanayi bölgesine yakın olması sebebiyle çok önemliydi. Fakat, İstanbul`da nüfusun yoğun bir bölümü Avrupa Yakası`nda yaşıyor. Avrupa yakası için de yanık konusunda planlamalarımız var. İl Özel İdaresi`nin İstanbullulara hediyesi olan Yanık Tedavi Hastanesi hayırlı olsun.`
 1 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:39:40 ÖSAlzheimer, iyi eğitimli insanlarda daha hızlı gelişiyor
Bugüne kadar, yüksek eğitim düzeyinin Alzheimer hastalığından koruyabileceği düşünülüyordu. Ancak son olarak Columbia Üniversitesi'nde 312 Alzheimer hastasıyla yapılan bir araştırma, hastalığın kritik aşamaya eğitimli insanlarda daha çabuk ulaştığını gösterdi. Araştırmacılar beş yıl önce Alzheimer hastalığına yakalanan 65 yaş üzeri 312 kişiyi incelemişler. Nörolojik fonksiyonların anlaşılması için her hastaya birkaç test uygulanmış. Genel olarak hastaların zihinsel "hareketliliği" yıldan yıla kötüleşmiş, ancak eğitim seviyesi yüksek olan kişilerde %0,3 oranında daha fazla ilerleme kaydedilmiş. Kayıplar özellikle de düşünme hızı ve bellekte meydana gelmekte. Bu süreç, hastalığın teşhis edildiği zamanki zihinsel yeti ve depresyon ve damar hastalıkları gibi beyin fonksiyonlarını etkileyen diğer faktörlerden bağımsız olarak gelişmekte.
1 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:37:13 ÖSAIDS’te gen tedavisi denemesi başarılı
PARİS - California Üniversitesi’nden Dr. Roland Mitsuyasu ve ekibinin, ön deneme (faz 2) sonuçları gen tedavisi tekniğinin yararlı ve güvenilir olduğunu gösterdi.
Bilimadamları HIV’li 74 gönüllüyü rastgele 2 gruba ayırdı. İlk gruptakilere placebo verilirken, diğer gruptakilere virüsün çoğalmasını önlemeye yönelik bir tür enzim olan “OZ1” molekülü taşıyan kök hücreler nakledildi.
OZ1 molekülü verilenlerde istenmeyen yan etkilere rastlanmadı.
Deneyin başlamasından sonraki 47 ve 48. haftada virüsün kandaki yoğunluğunda iki grupta da istatistiki farklar görülmese de, virüs nedeniyle azalan, bağışıklık sisteminde rol oynayan bir grup hücre olan CD4 lenfositlerin sayısının 100. haftada gen tedavisi gören grupta diğer gruba göre daha yüksek olduğu görüldü.
1 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:34:07 ÖSBal hafızayı güçlendiriyor
Yeni Zelandalı bilim adamları tarafından yapılan araştırma balın yaşlanma etkilerini geciktirdiğini ortaya koydu. Waikato Üniversitesi uzmanlarına göre düzenli olarak bal tüketenlerde erken yaşlanmaya sebep olan stres seviyesi düşüyor ve hafıza güçleniyor. Bu etki balda bulunan güçlü antioksidanlar sayesinde oluyor.
1 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 28, 2009, 14:29:38 ÖSDamar içinde eriyen stent üretildi
Aşırı kolesterol nedeniyle tıkanan veya kapanan kalp damalarına takılan "alüminyum kafes", damarı genişleterek açıyor ve kanın damarlarda tekrar dolaşmasını sağlıyor.
Ancak bu alüminyum kafesin; yani stentin, damarda uzun süre kalması, bazı problemleri de beraberinde getirebiliyor.
Stent bazı hallerde x-ışınlarını veya MRI Scan'lerin çekilmesini engelleyebiliyor. Ya da alyuvarları tutarak, kanın pıhtılaşmasını ve damarların sertleşmesine neden olabiliyor. Abbot laboratuarlarında bilimde devrim niteliğinde bir yenilikle, damar içinde zamanla eriyebilen bir stent geliştirildi.
1 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 23, 2009, 21:24:33 ÖSSamsun Omü'de bir öğrenci vakası daha!
OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde KKKA'lı hastaya serum takarken eline batan iğneden virüs kapıp hayatını kaybeden Kübra Yazım’ın ardından ikinci bir vaka daha yaşandı. Bu kez hastanede görevli bir intern doktorun eline KKKA hastasından kan alırken iğne battı.
Olayın ardından kısa süre geçmesine rağmen bu kez İnfeksiyon Servisi'nde 6. sınıf öğrencisi intern D. K., KKKA iddiası ile tedavi altına alınan S. K. isimli hastadan kan alırken eline iğne batırdı. D. K. hastanede tedavi altına alınırken, OMÜ Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Bekir Selçuk, Kübra Yazım'ın ölümünün ardından KKKA hastalarıyla sadece hemşire ve doktorların ilgilendiğini belirterek, "Söz konusu hastamız S. K.'dan taburcu olma işlemleri sırasında kan alınırken, intern öğrencimiz D.K'nin eline iğne batmış ve hemen gerekli tedaviye başlanmıştır. Kan aldığı hastamız taburcu edilmiş, intern öğrencimizin de sağlık durumu iyidir. Şu anda hastanemize, KKKA hastalarına müdahalede kullanılmak üzere iğne batmayan eldiven ve korumalı iğne alınmıştır. Ayrıca acil servisimizde de KKKA bölümü oluşturulmuştur" dedi.
 6 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Haziran 16, 2009, 20:17:00 ÖSProf. Dr. Ahmet Maranki ’nin Beklenen Yeni Kitabı
Stratejik araştırmalar uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki ile Fizyoterapist, Biyoenerji uzmanı, Ekstrasens ve İgleroterapist Elmas Maranki çiftinin kaleme aldıkları kitaplarla başlayan Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Süreci, kitlevi bir bilinçlenme hareketine dönüştü. Geçen 2 yıl süre zarfında 500 bin km yol kat ederek yurtiçi ve yurtdışında yaklaşık 250 görüntülü konferans veren çift, 500 binden fazla kişiye doğrudan, yüz yüze, milyonlarcasına da TV, radyo ve yazılı medya aracılığıyla “sağlıklı düşün, beslen, yaşa” sloganıyla yaşam enerjisini arttırmanın ilmi ve pratik yollarını anlattı.
Maranki çiftinin “Noktalarla ve Masajla Mucizevi Tedaviler” kitapları yanında ana kitap olan “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” adlı ilk kitabı 77 baskı ile 250 bin adete yakın baskı yaptı.
Maranki çifti, günümüzün geldiği bu noktada hastalık ve hastalanma oranlarının giderek artması sebebiyle bütün bu hastalıklara çözüm olabilecek “KOZMİK BİLİM IŞIĞINDA ŞİFALI BİTKİLER” isimli bu kitabı hazırlayarak Yaşam Enerjisi serisine, dünya ve Türk literatürüne bir kaynak eser kazandırdı. Bu kitap bitkiler dünyasının bugüne kadar bilinmeyen yönleri ile eskimez eserleri günümüzün teknolojisiyle birleştirip, dünle bugünü barıştırarak insanlığın hizmetine sunmuştur.
ŞİFALI BİTKİLER, Orta Asya Türk töresinden İbn-i Sina nın Fittü’l-Tıbbına, Tabib İbn-i Şerif’in Yadigâr’ından Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetnâme’sine, Tıbb-ı Nebevi’den günümüzdeki en yeni araştırmalara kadar incelenmiş ve Kozmik Bilim metotları süzgecinden geçirilerek hizmetinize sunulmuştur.
Kitapta bitkilerin hususiyetleri, şifacılığı, kullanım ve kür uygulamalar bugüne kadar yazılmayan terkip ve metotlarıyla alternatifli olarak denenmiş, mücerrep kaydıyla hizmetinize sunulmuştur.
|
|
Tarafından Shadow Haziran 07, 2009, 00:59:16 ÖÖBilim ve Teknik Dergisi Haziran 2009 Sayısı
KAPAK KONUMUZ
"Evrim Teorisi"
- Haberler
- Türkiye'den Haberler
- Tekno-Yaşam
- Ctrl+Alt+Del
-
Darwin'in Yaşayan Mirası: 150 Yıl Sonra Evrim Kuramı
Bir Viktoria dönemi amatörü usulca ve titizlikle yürüteceği gözlemlerle ömür boyu sürecek bir arayışa girdi ve doğal dünya hakkında düşündü. Sonuçta 150 yıl önce, çağımızın bilim gündemine hâlâ yön veren bir kuram üretti.
-
Atomlardan Özelliklere Çeşitlilik
-
Doğal Seçilimin Genetikle Testi
-
Bugünün Dünyasında Evrimden Faydalanmak

Evrimi anlamak sağlık hizmetleri, hukuki uygulamalar, ekoloji ve her türlü iyileştirme ve tasarım sorunlarının çözümüne yönelik güçlü teknolojilerin önünü açıyor. Charles Darwin, kuşlar ve böcekler üzerinde yaptığı çalışmaların getireceği çığır açan teknolojik gelişmeleri şüphesiz öngörmemişti. Evrimin tarihini ve mekanizmalarını kavrayışımızdaki ilerlemeler, bugün pek çok farklı alanı şekillendiren etkili uygulamaların yolunu açtı.

|
|
42 Görüntülenme | Puanlama: (0 Puanlama)
|
|
Tarafından Shadow Mayıs 30, 2009, 17:13:00 ÖSAşırı terlemeye ETS ile son
Avuç içi ve koltukaltı ter bezlerine terleme uyarısını götüren sempatik sinir dallarının, göğüs kafesi içine girilerek kesilmesiyle yapılan ETS ameliyatı, hem terlemeyi kalıcı olarak engelliyor hem de ameliyat süreci çok kısa olduğu için hastanede sadece 1 gün kalınıyor.
Vücudumuzun sürekli aynı ısıyı koruyabilmesi için ter bezlerine önemli görev düşmektedir. Terleme, derinin ıslak hale gelmesi sonucunda hem fazla suyun atılması hem yükselmiş vücut ısısının düşürülmesi için ortaya konmuş bir reflekstir. Sinir sistemimizin başlattığı, ter bezlerinin meydana getirdiği, bizim kontrol edemediğimiz faydalı bir aktivitedir. Fakat terleme her noktaya aynı oranda dağılmadığı ve bölgesel olarak farklılık gösterdiği zaman, örneğin avuç içleri, koltukaltı ve ayaklar gibi, sosyal yaşamda uyum sorunlarına yol açmaktadır. Yoksa terleme zarar verici bir durum değildir.
Toplumda görülme sıklığı, Güneydoğu Asya ülkelerinde daha fazla olmakla birlikte %1-2 civarındadır. Okul çağı itibarıyle başlamakta, çoğu zaman dönemsel bir farklılık olduğu zannedilmekte, fakat takiplerde hiç azalmadığı görülmektedir.
Öncelikle bir Endokrinoloji uzmanına muayene olmalı ve sistemik hastalıklar açısından araştırılmalıdır. Biliyoruz ki obezite, diyabet ve tiroid bezi hastalıklarının seyrinde aşırı terleme sıklıkla görülmektedir.

|
|
|
|
|